Sıkıntı dediysem öyle yapacak bir şey bulamayan işsiz insanlar gibi "off sıkıldım yaa" durumu değil. Yapacak bir şey her zaman vardır, o tip insanların samimiyetine inanmıyorum. Yalandan yere kendinizi engellemeyin, vesselam.
İçimde bir daralma, hacmim kadar bir kutuya kapatılmışlık hissi var üstümde de. Bunun nedeni nedir tam olarak bilmiyorum. Ancak içinden çıktığım uzun bir ilişkinin baş etken olduğuna emimin. Bu ilişkiyi anlatmıcam burada zaten anlatmaya ne zamanım ne de takatim yeter. Sadece sonuna deyinicem ki içimdekileri döküp rahatlayayım birileri beni duysun ve bu yük hafiflesin. Gerçi hafiflemez ama yine de birilerinin bilecek olması insanı rahatlık veriyor.
Uzun bir ilişkiden çıktım, üstelik bitme sebebini tam olarak bilmiyorum. Bitmesi gerektiği için de uzatmadım. Zira yıllarca süren bir ilişkiyi bir mesajla bitirmek bu kadar kolaysa üstelemenin de bir anlamı yoktu. Her ilişkide olduğu gibi çeşitli sıkıntılar yaşadık ama bunları anlatıp ne kendimi ne de seni yoramam sevgili dostum. Sadece sonuna deyinicem. Ulan bir gün öncesinde başka şehre gezmeye gittik, ondan birkaç gün önce bana en sevgilim renkte hediyeler vermiş bir insan bana bir gün sonra ayrılalım dedi. Bilmiyorum, belki onun kafasında haklı yanları vardır ama her şeye rağmen böyle bitmemeliydi. Ben onun için şehir değiştirdim, ataması olmayan bir bölüme girdim. Nerede bir taş bulsam altına elimi soktum, elim parçalandı o taşlardan. Gel gelelim sonuç ortada. Detaylarla boğmucam kimseyi buraları geçiyorum.
Okulu beraber bitiremedik ve geldim memleketime. Onunla beraber olduğumuzu bilmeyen yok çevremde. Annem, babam onları geç dedeme kadar biliyor herkes. Ben ayrıldık diyemedim bir kaç arkadaşım hariç kimseye. Soruyorlar bazen "o da geldi mi?" diye. Ayrıldık diyemiyorum, "okul bitti gelicek tabi" diye geçiştiriyorum. Ayrıldıktan sonra daha önce olduğu gibi ne sosyal medyadan ne de dolaylı olarak çevremden hiç bir şekilde kendisiyle ilgili bir şey görüp duymak istemedim. Bunu başarıyorum ve onunla ilgili bir şeyin peşinde düşmedim. İleride bir gün bana sıkıntı vereceğini bile bile kendimi engelliyorum ve beynimin içinde bir yerlerde saklıyorum her türlü duyguyu, isteği. Arada bir yeğenim geliyor ve onun paylaştığı fotoğrafları göstermeye çalışıyor, geçiştiriyorum. Ablam geliyor facebook açmış bilmem ne diyor, geçiştiriyorum. Elimden geldiğince ayrıldığımızı söylemeden savıştırıyorum. Sanki bana inat yapar gibi gözüme gözüme sokuyorlar her şeyi. Çoğu yakınımla tanışmışlardı okula gitmeden, hatta ayrılmasaydık bu yaz annesiyle tanışacaktım sanırım. Olmadı. Allah kahretsin olmadı.
Aşka inanmıyorum, ona da söyledim bunu. Ne hissettiğimizi bilerek beraberdik. Şu an ayrıyız ve ben bundan sonra hiç kimseyle birlikte olmıcam. Çünkü ikili ilişkiler artık bana göre imkansız. Neyse bunun pek önemi yok.
Canım acıyor, biliyorum. Aylardır sigarayı bir bırakıyor bir içiyorum. Beraberken en azından sigara içmeye kalkıştığımda ciğerim acıyordu. Vücut kabul etmiyordu yani, tabi kafa rahat. Şu an peş peşe sigara yakıyorum. Sigara bir şeyi düzeltmez bunun farkındayım ama kısa süreli de olsa kafamı meşgul ediyor ve daha az acı duyuyorum. Bir şeylerle kendimi oyalamazsam düşünmekten çıldıracak gibi oluyorum. Sigara neden canımı yakmıyor artık? Hani bir mantık vardır ya, bir yerin acırsa daha büyük bir acı verirsen kendine küçük olanı hissetmezsin. Mesela başın ağrırken parmağın kopsa baş ağrısı yalan olur. İşte bende öyle bir acı var ki bırak sigarayı fabrika bacasını içsem bi bok olmaz bana.
Yoğun bir hayatım var, herkesin benden bir beklentisi var. Yapmam gereken bir çok iş, gitmem gerek bir çok yer var. Sallana sallana gidiyorum sağa sola, bedenim ayakta fakat kafamın içindekileri koymuşum azgın dalgaların ortasındaki gemiye bir oraya bir buraya savruluyorum. Kafamda sakladığım sıkıntılar dümeni devralıyor zaman zaman.
Onu unutmam mümkün değil, ayrı olmamız ona olan hislerimi daha çok körüklüyor. İnsanın fıtratında var bu zaten: elde edince kıymeti kalmaz. Derler ya, kavuşursan meşk olur kavuşamazsan aşk olur. Tartışmalı bir konu ama genel mantığı gayet güzel. Bazen hislerim derinleşiyor, yazsam toz yuttururum o aşk yazarlarına ama bazen de boşalıyor kafamın içindekiler. Şu an tam ortasındayım. Anlayacağın dostum ben burada 1 yazıyorsam sen bunun aslında en az 10 olduğunu bil. Çünkü yazma fırsatı bulana kadar gidiyor kafamdakiler. Zaten burada da kafamdakileri bir şekilde çıkarıp rahatlamanın peşindeyim.
Hadi kal sağlıcakla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder